cerahat
pijama

uyanıyorum, yüzümü yıkıyorum, doğruca hazır bi şekilde beni bekleyen kahvaltı için mutfağa yollanıyorum. sabah huysuzluğum asgari seviyede. kahvaltıda ne var ne yok bakmadan direk 37 ekranın kumandasını alıyorum açıyorum kral tv’yi. kahvaltı yaparken tv izlemeyi bilhassa müzik dinlemeyi severim dostlarım. oryantalist kıvamdaki klibiyle gülşen çıkıyor karşıma, oh ne ala diyorum. ya sabah sabah güne murat göğebakan’la başlasaydım? iflah olur muydum dostlarım? ya da ferhat göçer’le başlanan bir günden ne beklenebilirdi? neyse ne, gülşen’in sesi bana uykulu geliyo “bir an gel, dön gel, hep gel” derken esniyorum bildiğin. sanırım seksi bir ses tonu yakalamak için öyle yapıyor. acaba sesi seksi çıksın diye uykudan kalktığı gibi stüdyoya mı girmiş? ve aklıma yıllar sonra pijamalı bir gülşen geliyor gözümün önüne. yıllar önce neysen yıllar sonra o olmak! işte istikrar budur diyorum. annem de bu konu üzerine şöyle diyor:

“çay soğuyo oğlum, hadi başlasana yemeye”

ey aşk! kurulum öncesi okunmadan geçilen o uzun ve teknik metin gibisin, okudum ve kabul ediyorum.
astronotun parası bol, karısı dul derler.
umut sarıkaya

umut sarıkaya